個人檔案Mehmet Ali YÜCEL - Mehme...相片部落格清單更多 工具 說明
2006/2/14

Sizin Köseniz/Your Corner/Eure Ecke

Sevgili konuklarim, sizlere böyle bir köseyi acma karari aldim. Dikkat! Burasi ziyaretci defteri degildir! Ziyaretci kösesi öbür uctadir. Buraya Istediginiz ama istediginiz herseyi yazabilirsiniz. Reklam yapin, kendinizden bahsedin, hakkinizda ne var ne yok yayinlayin, siir yazin, resim yollayin, efendime söyleyim derdinizi anlatin iste! Soru sorun, cevap verin mesela. Hadi yazin yazin yazin!!! M./ Dear Guests! Here is your place! Attention! It's not a guestbook! The guest book is opposite side. So here you can write whatever you want. Tell about you, send photos or your poems or stories. Ask your questions! Really what you wish! Let's type!!! M./ Liebe Gäste, ich bin ganz Stolz auf mich "Eure Ecke" zu öffnen. Vorsicht! Hier ist kein Gästebuch (das ist gegenüber Ecke)! Also Ihr könnt alles schreiben was Ihr wollt. Macht Werbungen, erzählt über Euch, schreibt darüber was gerade in den Sinn kommt. Sendet Gedichten, Fotos, Geschichten usw. Fragt was Ihr wünscht. Dann los tippen!!!
2006/2/13

Mozart Quintett

Also gestern Abend habe ich Bratsche gespielt: (Detallierte Information da unten) Das hat so viel Spaß mit unserer Quintett gemacht. Und I-Ching hat 1.4 bekommen! Besonders nach der Prüfung war im Restaurant Roma sehr schön. Wir haben uns ziemlich (Masami, Masako, Kai-Yu, Tzu-Jen und Kristof) amusiert. Das war ein schöner Abend. M /  Hey, I played viola yesterday in I-Ching's exam. It was a great time. She took a very good note and we were so happy! Than all of us(22 People) went a restaurant. We had so much fun there and the delicious food. And Professor Schmalfuß was so kind he invited the night for all people! M. /
  
Abschlussprüfung Kammermusik I-Ching Wang (Oboe, Klasse Prof. Gernot Schmalfuß)
 
Georg Philipp Telemann (1681 - 1767): Quartett in G-Dur für Flöte, Oboe, Violine und Basso continuo
Gabriele Bertolini (Flöte)
Tzu-Jen Chou (Violine),
Florent Chevallier (Violoncello)
Kimiko Imani (Cembalo)
 
André Jolivet (1905-1974): Sonatine für Oboe und Fagott
Kai-Yu Jian (Fagott)
 
André Previn (*1929): Trio für Klavier, Oboe und Fagott 
 Kai-Yu Jian (Fagott)
 Kimiko Imani (Klavier)
 
- Pause -
 
Victor Bruns (1904-1996): Trio für Oboe, Klarinette und Fagott op. 49
Kristof Kaminski (Klarinette)
 Masami Murai (Fagott)
 
Wolfgang Amadé Mozart (1756-1791): Quintett für Oboe, Violine, zwei Violen und Violoncello c-Moll KV 406 -
Tzu-Jen Chou (Violine)
Mehmet Ali Yücel (Viola)
Anton Rousnak (Viola)
 Florent Chevallier (Violoncello)
 
Hochschule für Musik Detmold, Neue Aula, 19:30, Eintritt frei

Mehmet Ali YÜCEL - Mehmet Ali YUCEL - Μεχμετ Αλι ΓΙΟΥΤΖΕΛ

Morissetteus' Space
Bayanlar ve baylar, Space Morissetteus'a hosgeldiniz! Umarim burda hosca vakit gecirirsiniz. Lütfen bana akliniza gelebilecek her konuda "Comments", "Guestbook" ya da "Your Corner" araciligiyla yazin veya e-posta yoluyla gönderin. Kesinlikle cevapsiz kalmayacaksiniz. Düzenli ziyaretlerinizi bekliyorum cünkü burasi sürekli güncellenmektedir. Iyi eglenceler! M./ Ladies and gentlemen, welcome to the space Morissetteus! I hope, you'll have great time here. Please write me about everything with "Comments", "Guestbook", "Your Corner" or send me e-mail. I'll answer you quickly. I'll wait for your next visits, because this page is going to be updated often. Have Fun! M./ Meine Damen und Herren, herzlich Willkommen in Morissetteus. Ich hoffe, Ihr habt hier viel Spaß. Bitte, schreibt mir über alles mit "Kommantare","Guestbook", "Your Corner" oder sendet e-Mail, dann antworte ich Euch sofort. Und Ich warte auf Eure nächste Besuche, weil hier regelmäßig aktualisiert wird. Viel Vergnügung! M./ Ziyaretci/Visitor/Besucher No:
第 1 張 / 共 36 張
2006/10/30

Sarimsak / Garlic / Knoblauch

      Sarmısak (Allium sativum)
>>
>>
>>
>>      Anavatanı Hindistan olan mutfağımızdan eksik  etmediğimiz sarmısağın
>>tarihi insanlık kadar eskidir .Tarihin ilk çağlarında Sümerler'in
>>sarımsağı bildikleri ve ilaç olarak kullandıkları elde edilen arkeolojik
>>kayıtlardan anlaşılıyor. Eski Mısırlılar'ın da sarımsağı yediklerini ve
>>ilaç olarak kullandıklarını biliyoruz. Tarihi kayıtlardan Gizek
>>Piramidi'ni yaptıran firavun Keops'un (IV. Hanedan) inşaat sırasında
>>işçilere bol miktarda sarımsak yedirdiğini öğreniyoruz.
>>    Sarımsağı İsrail oğulları Mısır'dan Filistin'e getirdiler. Oradan
>>Anadolu ve İyonya'ya yayıldı. Bu kıymetli nebat ancak Haclı seferleri
>>sırasında ilk defa Fransa'ya getirildi. Ve Avrupa bu suretle sarımsağı
>>öğrenebildi.
>>    Sarmısak bugün dünyanın her tarafında yetiştirilmektedir.
>>     Boyu 70 cm bulur. Temmuz ve ağustos aylarında çiçek açar.
>>    Sarmısak A,B1 B2,PP ve C vitaminleri ihtiva etmektedir. Bileşiminde
>>ALLİCİN ve DİALLYLDİSULFİD adlı iki aktif bulunmaktadır.
>>    Sarımsaktaki kötü koku  ihtiva ettiği kükürtten ileri gelmektedir. Bu
>>kokuyu gidermek için sarmısak yedikten sonra bir avuç maydanoz   veya bir
>>kahve tanesi çiğnenir.
>>    Sarımsağın ihtiva ettiği yağ (Oleum allicine ) 1944 senesinde J.
>>Cavallito ve J. Bailey adlı iki bilim adamı tarafından keşfedilmiştir. Bu
>>iki bilim adamı elde ettikleri yağa Allicin (06 H 10 OS 2 ) adını
>>verdiler. Bu yağ öyle kıymetli bir devadır ki ,1 miligramı   15 OE
>>penisilinin aktivitesine eşittir.
>>    Hepimizin aklına geliyor. Maalesef mikroplarla iç içe yaşıyoruz.
>>Yiyecekler kontrolsuz. Gecekondu mahallelerinde kanalizasyonlar yollara
>>akıyor. Buna rağmen salgın hastalıklar meydana gelmiyor. Bunun sebebi
>>sarmısaktır. Bizleri salgın hastalıklardan sarmısak koruyor. Yalnızca
>>mikrobik hastalıklardan mı koruyor?    Hayır. Avrupa'da ölüm sebebi olarak
>>1. ve  2 . sırada olan kanser ve damar hastalıklarına karşı da koruyor.
>>     Bugün dünyada en fazla sarmısak yenen ülkeler ararında Bulgaristan
>>ilk sırada alıyor. Bulgaristan'da   kanser ve damar sertliğinden ölenleri
>>sayısı Avrupa'ya nazaran 6-7 misli düşük. Tek sebep var. Sarmısak.
>>    İsveçli çocuklar okula giderken sarmısak yiyor. Zira sarımsağın
>>çocukları çocuk felcine karşı da koruduğu anlaşıldı.
>>
>>    FAYDALARI:
>>
>>    1)Ölümlere sebep olan atardamar kireçlenmesine iyi gelir
>>
>>    2)Yara ve çıbanları iyileştirir.
>>
>>    3)Krampları yok eder.
>>
>>    4)Akciğeri,karaciğeri,Safra kesesini ve kalbi kuvvetlendirir.
>>
>>    5)Bağırsak kurtlarını, diğer parazitleri öldürür.
>>
>>    6)Mide ve bağırsakları dezenfekte eder. Zararlı bakterileri yok eder.
>>
>>    7) İştahı açar.
>>
>>    8)Nezleyi yok eder, nefes borusu  rahatsızlıklarına,bronşite çok iyi
>>gelir. Veremliler bilhassa sarımsak yemeleri tavsiye edilir.
>>
>>    9)tansiyonu düşürür.
>>
>>    10)Ateşi düşürür.
>>
>>    11)Bağırsak gazlarını ortadan kaldırır.
>>
>>    12)Grip mikrobunu öldürerek vücudu bu hastalığa karşı korur.
>>
>>    13)İdrar yollarında taş oluşumunu engeller.
>>
>>    14)Kalp adalelerini güçlendirir.
>>
>>    15)Kalbi besleyen kroner damarları genişletir.
>>
>>    16)Enerji verir.
>>
>>    17)İdrar söktürür.
>>
>>    18)Vücudu sivrisinek ve haşerelerden korur.
>>
>>    19)Safra salgısının salınımını arttırır.
>>
>>    20)Kabızlığı önler.
>>
>>    21)saç dökülmesini yavaşlatır.
>>
>>    22)Sesi güzelleştirir
2006/9/29

Konzert in Schwerte 24.09.06 (German/Almanca)

Wie Massage für die Ohren...

Schwerte - Mit einer Huldigung an den vor 200 Jahren verstorbenen, bedeutendsten Kirchenmusiker seiner Zeit, Michael Haydn, startete das Ruhrstadt Orchester in die zweite Hälfte der Konzertsaison.

Unterstützung bekamen die Musiker dieses Mal von den drei Solisten Mehmet-Ali Yücel aus Izmir (Bratsche und Violine), der Violinpädagogin Christiane Muntschick und der erst 18 Jahre alten Pianistin Olga Minkina aus Petersburg.

Den Auftakt des zweistündigen Musikgenusses machte das 6. Brandenburgische Konzert von Johann Sebastian Bach. Gleich zu Anfang konnten die Zuhörer beim "Alla breve" die Augen schließen und dem harmonischen und geschlossenen Klang des Orchesters lauschen. Im "Allegro" schien es, als führten die Solisten eine Auseinandersetzung mit dem Orchester. Wie ein Dialog oder eine wilde "Hetzjagd der Instrumente" steigerte dies auch die Dynamik und Vitalität des Orchesters, welches Dirigent Claus Eickhoff mehrmals mit Zischen bremsen musste.

Eingestimmt folgte der Übergang zu Werken von Joseph Haydn. Sein Konzert für Orgel und Orchester entspricht dem damaligen Konzertideal des "Um die Wette Spielens" und ließ der Pianistin in einigen Solopassagen genug Gelegenheit, ihr außergewöhnliches Talent zu beweisen. Das Orchester fiel immer wieder in das Orgelspiel mit ein und formte so beim "Allegretto molto" ein harmonisch abgerundetes Klangbild.

Nach der Pause folgten einige bedächtige Werke von Paul Hindemith. Seine fünf eher ruhigen und melancholischen Orchesterstücke waren ein wohltuender Kontrast und brachten die Musiker samt Dirigent nicht wenig ins Schwitzen. Zum abgerundeten Ausklang wurden die Werke des Künstlers gespielt, dem dieses Konzert gewidmet war: Michael Haydn. Nochmals bewiesen die Solisten ihr Können und führten besonders im letzten und schönsten Satz, dem "Prestissimo", einen ergreifenden Dialog und Wettstreit mit dem Orchester.

Nach nicht enden wollendem Applaus gab es die Wiederholung des letzten Satzes. Dieser beendete ein wohltuendes und erholsames Konzert, dem nicht zuletzt die multikulturelle Herkunft der hochkarätigen Solisten den besonderen Reiz gab. - mar

Dienstag, 26. September 2006  |  Quelle: Ruhr Nachrichten (Schwerte)

http://www.westline.de/nachrichten/archiv/index_mono.php?file_name=20060925231037_630_001_3049188&jahrgang=2006&stichwort=claus+eickhoff&&start=5&order=relevanz&ort=sh

2006/5/9

Vapurlarimizi vermiyoruz!!!

Arkadaslar, ne yazik ki ögrendigim kadariyla bu vapur oylamasi sacmaymis. Hangi vapuru koyacaklari simdiden belliymis. Norvec'ten ithal edecekleri teneke deniz otobüslerine tikacaklarmis bizleri. Istanbul'un simgesi, nostalji vapurlarimizin yok edilmemesi icin sizleri imzaya cagiriyorum! Lütfen asagidaki linke tiklayin; güzelce yazilari okuyun ve imzanizi atin. Tanidiklariniza da haber verin. Hic bir estetik kaygisi olmayan, balkonsuz, havasiz, zevksiz deniz otobüslerine bogazimiza sokmayalim!

http://www.vapurumuvermiyorum.org/ 

img211/7694/ba118mn.jpg

2006/4/25

Tabu efsaneleri

Kelime: demeç
- ben şimdi masada oturdum veriyorum
- nası yaaa ??
- ya işte masada oturdum fotoğraf çekip yazı yazan tiplere veriyorum.
- neee???
- ya alla alla masada oturdum böyle herkese veriyorum!
- pas be pas! of.. demeçti...

Kelime: baraj
- Hani futbolcular kalenin önüne kurar maçta..
- Pusu...
- Yuh!

Kelime: helikopter
- Savaşta yaralıları kurtarır!
- Doktor!
- Değil...
- Sıhhiye!
- Değil, yukardan gelen bir şey...
- Ee... Allah?

Kelime: dergah
- Hani böyle insanlar ulvi bir amaç için bir araya gelir aynı mekanda
- Grup seks!
- Çarpılırsın valla!
- Ha... Tamam trafo!

Kelime: kadınbudu
- Olm sen nesin?
- Erkek!
- Tersi?
- Kadın!
- Onun yeneni?
- Çıtır

Kelime: Eskimo
- Kutupta yaşarlar...
- (Hep bir ağızdan) Ayııııııı!
-Yok insan olanları...
- Heeee... Eskimo!

Kelime: repertuar
Anlatan, şarkı söylemeye meraklı bir hatundur ve kelimeyi görür görmez bu
özelliğini iyi bilen hatun arkadaşına dönüp sorar:
- Benim neyim geniş?
- Kalçan!

Kelime: travma
- Hani düşüp kafanı kaldırım taşına vurursun da bi şey geçirirsin?
- Film şeridi?
Grup: Çüşşşşşşşş!

Kelime: terlik
- neyle yürürsün
- ayak!!!
- heh hani böyle ayakların üşür altında onlar olur böle yumşak yumşak
- koyun!!
- yuh onun daha küçüğü ya, koyun dedi hödük!
- kuzu!!!
- allah belanı versin pas!

Kelime: diz
- pantolonu nereye giyeriz?
- bacağa?
- hah. bacaklarımızın ortasında ne vardır?
- oha!

Kelime: zebani
- allahın meleklerinden biri.
- cebrail.
- ilk üç harfi çizgili bir hayvanı çağırıştırıyor.
- zebrail?

Kelime: duvak
- kadinla erkek birlesmeden önce, erkegin kaldirdigi sey
- oha!

Kelime: ıskalamak
- dart oynarken neye atarsın?
- hedef tahtasına
- attın vuramadın mesela noldu?
- hedefi vuramadım
- tamam da nedir yani o olay
- tutturamamak, kaçırmak
- hayır nedir başka ismi var onun
- tam 12'den vuramamak!..
- oldu...

kelime: telepati
-hani ben sana bir seyi anlatmaya çalisiyorum ama sozle degil beyin
dalgalariyla falan...
-ihihih neydiiii.. teletabi..!
-tamam tele'si kalsin kedilerin eline ne denir?
-buldum telepence
-offf beee bi kere de bil be...

kelime-timsah
- abi boöle hani kertenkele nedir
-hayvan
-ne cins hayvani
-surungen
-ok abi bu kertenkelenin birkac beden buyugu
- ejderha
-?!???!!(yuhhh)

son kelime eger bilinirse oyun ve hesap girecektir. sure son 10 saniye
kelime: lambada.
ekip1 bakan kisi: aha sictiniz
ekip2 anlatan kisi: sen öyle san. söyle bakalim alaaddinin cini nerede
yasar.
ekip2anlayankisi: lambada
ekip1toptan: haskktirr...

kelime: van gogh(kulak tabu kelime)
-abi bu kisi bir organini kesen bir sanatci -bülent ersoy!!!

kelime: miras
- simdi diyelim misir'da deden var, bu artik yasamiyor, sana ne birakir?
- piramit.(dedesi tutankamon ya!)

kelime: cumhuriyet
w: -ataturk ne kurdu?
z: -kitap kurdu

kelime: ugur dundar
anlatan: tv de program yapiyo hani yillardir
anlayan: reha muhtar? ali kirca?
anlatan: yok yok sarisin mavi gozlu
anlayan: ataturk?
biz: iptal!

kelime: kramp
anlatan: hani futbolculara girer
dinleyen: krampon
gülme sesleri kesildiginde sure coktan bitmis

kelime: seruven
a: abi macellan nasi biriydi?
b: ne biliyim iyi biriydi heralde (birinci kopus, ama duur)
a: abi onu demiyorum neye düskündü?
b: kariya kiza bi de ickiye olabilir (pes)

kelime: misir
kiz:keops nerde??
cocuk:etiler!!
kiz:allah cezani versin emre....

kelime: okul
-biz nereye gideriz hergun
-bara... diskoya... sinemaya.. cafeye... bowlinge..
alisverise...gezmeye..
ay olmuyo boole baska sekilde anlat
-ailemiz bizi nereye gidiyo biliyor
-haaa okulaaa

kelime : anneler gunu
-cennet kimin ayaklari altinda ?
-anne
-tamam , hani onlarin ozel bi zamanlari var , ne o?
- adet..
 

Bilgisayarli egitim/ Education with computer

 Arkadaslar, lütfen su asagidaki linke bir kere tiklayin. Ntvmsnbc'nin düzenledigi "Bilgisayarli Egitime Destek" kampanyasina katkida bulunuyorsunuz sadece bir tikla. Sponsor firmalar da tiklara karsilik hem reklamlarini yapiyor hem de yurdun dört yanindaki okullardan birine bir bilgisayar bagisliyor. Haydi gösterin kendinizi, kayitsiz kalmayin! M. / Hey people, please click the link down to support the campaign "Ntvmsnbc-Education with computer" in Turkey. If you click, one of the sponsors donate a computer to a school, which they haven't got a possibility to get a computer for own. Thank you very much guys. M.
 
2006/4/24

Erkekler icin kurs!

ERKEKLER IÇIN KURS - SON KATILMA TARIHI 30 NISAN


NOT: SINIFLARIN IÇERIGI SON DERECE KARMASIK VE ZOR
OLDUGU IÇIN HER
BIRINE EN FAZLA 8 KISI KABUL EDILEBILECEKTIR.

KONU 1: BUZ KALIBINA NASIL SU DOLDURULUR? ADIM ADIM
SLAYTLA AÇIKLAMA

KONU 2: TUVALET KAGIDI RULOSU: TAKILDIGI YERDE KENDINI
YENILER MI?
YUVARLAK MASA TARTISMASI.

KONU 3 - KLOZET KAPAGINI KALDIRIP DUVARA VE SU
BORUSUNA SIÇRATMADAN ....
MÜMKÜN MÜ? GRUP ÇALISMASI.

KONU 4 - KIRLI SEPETIYLE YERDEKI HALI/DÖSEME
ARASINDAKI TEMEL FARKLAR.
RESIMLER VE GRAFIKLERLE AÇIKLAMA.

KONU 5 - TABAK-ÇANAK YEMEKTEN SONRA KENDI KENDINE
LAVABOYA VEYA BULASIK MAKINESINE UÇARAK GIDEBILIR MI?
VIDEOYLA AÇIKLAMA.

KONU 6 - KIMLIK KAYBI:UZAKTAN KUMANDAYI BIR PARÇANIZ
OLMAKTAN KURTARMAK.
DESTEK HATTI VE YARDIMLASMA GRUPLARI

KONU 7 - ARANAN SEYLERI BULMAYI ÖGRENMEK, HÖYKÜREREK
EVIN ALTINI ÜSTÜNE GETIRMEK YERINE DOGRU YERE BAKARAK
BASLAMAYI ÖGRENMEK.

-AÇIK FORUM-

KONU 8 - HANIMA ÇIÇEK GETIRMEK SAGLIGINIZA ZARARLI
DEGILDIR.

-GRAFIKLER VE SES KAYDIYLA AÇIKLAMA.-

KONU 9 - NORMAL INSANLAR KAYBOLUNCA YOLU SORAR. GERÇEK
YASAM ITIRAFLARI.

KONU 10 - HATUN PARKETMEYE ÇALISIRKEN SESSIZCE OTURMAK
GENETIK AÇIDAN
IMKANSIZ MI? ARABA KULLANMA SIMÜLASYONU.

KONU 11 - HAYAT DERSLERI: ANNE VE ES ARASINDAKI TEMEL
FARKLAR. SINIFTA
CANLANDIRMA.

KONU 12 - NASIL IDEAL BIR ALISVERIS ARKADASI OLUNUR?
GEVSEME EGZERSIZLERI, MEDITASYON VE NEFES ALMA
TEKNIKLERI.

KONU 13 - BUNAMAYLA NASIL SAVASILIR:DOGUM
GÜNLERI,YILDÖNÜMLERI,DIGER ÖNEMLI GÜNLER, UNUTUNCA
NASIL ÖZÜR DILENIR?

-BEYIN SOKU VE GEREKIRSE
OPERASYON!
2006/4/18

Yakamoz aslinda nedir?

Arkadaslar, ben gercekten de bu olayi yasadim. Yillar önce bir gece Foca sahilinde denizin üstünün kipkirmizi oldugunu gördük. Cogumuz buna pislik dedi, kimisi daglardan gelen cicek polenleri. Isin ilginc yani, suya tas attiginizda veya bir dalla sipir sipir yaptiginizda, suyun üzerinde acik mavi-yesil fosforlu bir isigin ciktigiydi. Ben buna "Acaba yakamoz dedikleri bu mu?" dedigimde herkes bana karsi cikmis, yakamozun ayin denize yansimasi oldugunu söylemislerdi. Sevgili arkadasim Basak'in bana gönderdigi e-postadan isin gercegini anliyoruz. Iyi bilgilenmeler! M.
 
Nedense herkes yanlis bilir, Yakamoz Ayin isiginin suya, denize vuran savki degildir. Onun adi ayin savkidir.Yakamoz aksine Ay olan gecelerde olmaz..Yakamoz bir canlidir, latince ismi Noctiluca Milliaris olan bu canli ayni bir ates böceginin denizde yasayan versiyonudur. Limunisans maddesini vücudunda barindiran bu canliya dokunuldugunda bir isik saçar.Bu canli bir planktondur,yani milimetrik boyutlarda bir canlidir.Bunlardan milyonlarcasi bir araya geldiginde geceleri bir kayik geçerken, veya bir balik sürüsü geçtiginde bu canlilara çarparak isik çikartmalarini saglarlar. O yüzden balikçi sandallarinda yüksek  bir direk ve bu diregin ucunda oturulacak bir yer vardir. Balikçilardan biri buraya oturarak ay olmayan geceleri baliklarin yakamoz yaparak geçtikleri yollari görüp dümenciyi oraya yönlendirirler.O yüzden Lüfer avlarken Lüx isigi kullanilir.Isik balik gelsin diye degil, misinanin degdigi yakamozlarin
çikardigi isiktan Lüfer korkmasin diye Lüx isigi ile yakamoz isigini öldürmek için kullanilir.Kelimeleri harcarken yanlislara düsmeyelim. Esasinda Yakamoz (eger göreniniz varsa bilir) olagan üstü bir seydir, Yakamoz oldugunda denizde uzun floresan lambalar yaniyormus gibi olur. Ama bunun için ay isigi olmamasi gerekir. Ay isiginda (daha baskin oldugu  için)göremezsiniz. Asagida, yakamoz adlı canlının bir de resmini bulacaksınız, ama hiç bir zaman bu kadar yakından göremeyeceksiniz…
 
Mak.Müh.Can RODOP 

                            Iste gercek yakamoz!
 img421/6719/yakamoz0cz.jpg
2006/4/16

Sehir Görüntüsü / City Wiew / Stadtansicht

Bu karakalem cizimim de sanirim 2001 dolaylarindan gelme. Ikinci resimde 11 Eylül saldirilarindan etkilendigim acikca anlasiliyor. Gayet ilkeller ama yine de sizinle paylasmak istedim. M. / These paintings are possibly from the year 2001. You can see below in the second city how I've had the idea of 11th September. M. / Die Abbildungen da unten sind möglicherweise aus dem Jahr 2001. Mann kann sich in der zweiten Stadt schon merken, wie der 11. September bei mir gewirkt hatte. M.
 
img358/8669/x1pnwjjkhj3ozwwqwpi4jmgcicvjrm.jpg

Male Sensivity...


A husband and wife are getting ready for bed.The wife is standing in
front of a full length mirror taking ,a hard look at herself. 
 
"You know, love," she says, 
"I look in the mirror and I see an old woman. My face is all wrinkled,
my boobs are barely above my waist, and my bum is hanging out a mile. I've
got fat legs and my arms are all flabby ". 
 
She turns to her husband and says, "Tell me something positive to make
me feel better about myself". 
 
He thinks about it for a bit and then says in a soft voice, 
"Well...there's nothing wrong with your eyesight!!"

2006/4/15

Fikra gibi...

OLAY IZMIR'DE BIR BELEDIYE OTOBÜSÜNDE GELISIYOR..  
YASLI BIR AMCA ELINDE BASTONUYLA KALABALIK BIR OTOBÜSE BINIYOR,
OTURACAK YER YOK..
BASTONUNU YERE VURA VURA ORTA SIRALARA DOGRU ILERLIYOR,
TAAA ARKAYA KADAR GIDIYOR AMA KIMSEDE TIN YOK...
BASTON TIKLAMASINDAN RAHATSIZ OLAN GENCIN BIRI YUKSEK SESLE BAGIRIYOR AMCAYA, ''DEDE, SU BASTONUNUN ALTINA KESKE LASTIK TAKSAYDIN BU KADAR SES CIKMAZ, BIZ DE RAHAT EDERDIK'' ..  
BUTUN GÖZLER GENCE DIKILIRKEN YASLI ADAM ISTIFINI BOZMADAN OTOBÜSÜ  KAHKAHAYA BOGACAK BOMBA CÜMLEYI PATLATIYOR:
''17-18 SENE EVVEL O LASTIGI BABAN TAKSAYDI SIMDI BIZ DE RAHAT EDERDIK!''...
2006/4/9

Izmirli Olmak...

Izmir....Birçok kisi insan için hayaller sehri...kimisi için de sadece oturdugu sehir... Aslinda Izmir bir aliskanlik.. Bir tutku...
Eger Kordon dendiginde akliniza elektrikli ev aletlerinin disinda bir yer ismi geliyorsa ;
Körfez kokusu nedir biliyorsaniz ; Fame City de deliler gibi eglenip (yasiniza bakmadan) çiktiginizda vay be, bizim de bir gökdelenimiz var dediyseniz;
TAM 35 ve 35 BUCUK kavramlari size bir sey ifade ediyorsa ;
Gevrek, Çigdem, Domat, Nohut gibi kavramlari kullaniyorsaniz Boyoz kelimesi size bir seyler hatirlatiyorsa;
Arapsaçi, turpotu, dalagan, istifno, ebegümeci denizbörülcesi ........... nedir biliyorsaniz; Konusurken arada bir diliniz istemeseniz de geliyom, gidiyom, gelcen, yapcan, etcen seklinde sürçebiliyorsa ;
Gördügünüz her gökdeleni Hilton'la kiyasliyorsaniz ; Churchill'de çay içtim! dediyseniz ;
Karsiyaka denince akliniza güzel kizlar geliyorsa ;
Bir kerecik dahi Kibris Sehitleri'nde sevgilinizle el ele dolastiysaniz;
Park sorunu, trafik sorunu, kara kis ne demektir bilmiyorsaniz ;
Kar görmek için Sabuncubeli'ne ya da Manisa Spil'e gittiyseniz;
Zeybek havasi duydugunuzda içiniz ciz edip kalkarak oynayasiniz geliyorsa;
"Kalbim Ege'de Kaldi" sarkisini kendinizle özdeslestirebiliyorsaniz;
Agustos Sicagi kavramindan nefret ediyorsaniz ;
Kumru'nun aslinda bir kus olmadigini , çok da lezzetli oldugunu düsünüyorsaniz ;
Hidrellez denince sokaklarda yakilan atesler akliniza geliyorsa (Izmir disindaki sehirlerin belli basli alanlari disinda ates yakilmazmis; halbuki Izmir'de sokaklarda ates yakilir)
Attila Ilhan, Can Yücel, Dario Moreno, Sezen Aksu isimlerini duydugunuzda söyle bi kabariyorsaniz ;
Simdiye kadar kaç kisinin körfezi temizleyecegim dedigini hatirlayabiliyorsaniz ;
Simdiye kadar bir kere bile olsa Sevinç'in önünde bulustuysaniz veya Sevinç'te kup yediyseniz ; Üniversite denince akliniza iki tane, özel okul (kolej)denince de sayili isim geliyorsa ; Sicakkanliysaniz ; Parasüt kulesinden atladiysaniz ya da atlayan tanidiklariniz varsa ;
Fuar'daki gölde kugulara bindiyseniz ;
Her sene Agustos'un sonunda fuara giderek bir kaç ünlü görsek bari! diyorsaniz ;
Hiçbir zaman bir yere geç kalma korkusu yasamadiysaniz ;
Hayatinizin önemli bir bölümü belediye otobüslerinde geçiyorsa;
Nisan - ekim aylari arasinda hafta sonlarini Güzelbahçe, Urla, Seferihisar, Çesme, Inciralti, Sahilevleri, Mordogan, Karaburun, Gümüldür, Kusadasi, Dikili, Foça vb.de geçiriyorsaniz; Çocukken Kemeralti'nda kaybolduysaniz;
Etrafinizda sortlu, mini etekli, askili giysili kizlar ve sortlu,küpeli erkekler görmek dikkatinizi çekmiyorsa;
Kordon'un eski halini hatirliyorsaniz ve Saat Kulesi'nin deniz kenarinda oldugu zamani hatirliyorsaniz;
Pizzaniza ketçap ve/veya mayonez döküyorsaniz;
Bir kere bile YKM'nin önünde bulusup sinemaya gittiyseniz;
Kampus denilince akliniza sadece Ege Üniversitesi'nin kampusu geliyorsa;
Cüzdaninizda en az bir tane Kentkart varsa;
Çevrenizde birilerinin Karsiyaka ve Izmir'in geri kalanini karsilastirdigini duyunca kulak kabartiyor ve hatta itiraz ediyorsaniz;
En son gittiginiz milli maçin tarihini hatirlamiyorsaniz;
Basketbolu futboldan daha çok seviyorsaniz; Yaya geçidi kavramindan habersizseniz; Kusadasi'na ADA diyorsaniz; Ugrak ve Bahane'nin yerini biliyorsaniz;
Izmir'de sadece iki McDonald's olan zamanlari hatirliyorsaniz;
Montrö ve Lozan, size Avrupa sehirlerini hatirlatmiyorsa;
Toplumsal sevinçlerde ve kutlamalarda akliniza gidilecek sadece tek bir bulusma yeri geliyorsa; Otobüste size biletini ya da kentkartini veren kisi karsiligindanda para almamakta israr ediyorsa; Her yil okulun ilk haftasi elinizde listeyle Sevgi Yolu'na gidiyorsaniz;
Yolda biriyle çarpisinca digerinin hatasi olmasina ragmen refleks olarak gülümseyip özür diliyorsaniz;  Yengen deyince akliniza yiyecek bir seyler geliyorsa;
Konak Meydani'nda vapura giden yoldaki çesmeden bir kez bile su içmisseniz;
Bi Yer? denilince gerçekten akliniza belli bir yer geliyorsa;
Kordon'da günesin batisini izlemenin bir ayricalik oldugunu düsünüyorsaniz;
Okulu asmak ya da okulu kirmak yerine okulu ekmek diyorsaniz;
Fuar denilince akliniza lunapark geliyorsa;
Evinize en fazla 100 m uzaklikta bir Tansas magazasi varsa;
Her piyasa yapmaya çikisinizda akliniza gidilecek 1-2 semt geliyorsa ;
Göztepe, Çankaya, Bahçelievler, Hatay isimlerinin sadece Izmir'de kullanildigini saniyorsaniz; Uzaktayken ahh simdi Izmir'de olsaydim...? diyorsaniz;
SiZ iZMiRLiSiNiZ.... (Anonim)
2006/4/6

Insaat kumundan kurabiye yapmak...

Evet sevgili konuklarim, cocukluk anilarimdan gece gezmeleri ile ilgili olanlarindan daha önce bahsetmistim. Simdi sizleri 10 sene öncesinin Yenifoca'sina götürmek istiyorum.
Bildiginiz gibi bu sirin sahil beldemiz, Izmir'e yakinligindan ve enfes tatil kosullarindan dolayi cogu insanin gözbebegi oldu. Bizler de cogu yazlikci gibi eski tas evlerin olusturdugu köyün hemen üstünde ve cevre yolunun hemen altinda yer alan "Ögretmenler Sitesi" diye akillarda yer etmis "Camkent Sitesi"nde yerimizi aldik.
O zamanlar sitenin hali fenaydi. Her yaninda daha bitmemis evlerin insaatlari devam ederken, siteye gelen trafo elektrigi ve de belli saatlerde almamiza izin verilen kuyu suyuyla yasam mücadelesi veriyorduk. Cocuk olarak ama o günlerin tadi bir baskaydi. Devasa bir oyun alani. Düsünsenize her yer karanlik, ortada yer yer kum yiginlari, kirec ve su birikintileri, birtakim tugla topluluklari, demirler vs. O hayal dünyasiyla bir cocugun yapabilecegi seyleri düsünün. Ama ne yazik ki tek basina bir cocuk böyle güzel olanaklarin tadina varamazdi tabii. O yüzden ben de annemin zorlamasiyla karsi evlerin balkonlarindan birinde oturan iki cocugun yanina gittim. Ikisi de oturmus televizyona taktiklari antik bir atarinin karsisinda hahaha-hihihiliyor, harika vakit geciriyorlardi. Ben de o kadar utanip, cekinmeme ragmen, cesaretimi toplayip toplayip "Ben de oynayabilir miyim?" diyebildim. Tabii ki hemen kaynastik Elif ve Gökhan'la. O günler cocuklugumuzu birakip artik ergenlige gecsek mi dedigimiz günlerdi. O yüzden yapabildigimiz her türlü bebe oyunlarini ortaya sürdük. Bos evlerin icinde kosturur musun? Yok efendim kumlardan cikan killerden sanat eserleri, yavru köpekleri bir yerlere toplayip onlara bakmaya calismak gibi aklinizin hayalinizin alabilecegi türlü türlü is. Ama en güzeli bizim patentli oyunumuz "Kurabiye" idi. Önce motorla su cikarmaya calistiklari kuyunun üstüne asilan lambanin altinda büyükce bir kum yigini bulunur. Sonra üstüne alabildigince cocuk cikartip, "Haydi arkadaslar! 1-2-3!" diye sirali halde dairesel bir sekilde dans edilir. Sonunda ritmik dansin ve onca agirligin altinda kalan kum yigini artik bir dev kurabiyeye dönüsmüstür. Bu islemden sonra hemen ortadan kaybolunur cünkü sahipleri gelip de kumlarinin bir Hanimeli Kuarbiyesi'ne dönüstügünü görünce bizleri orda bulmalari hic hos olmayabilir.
Ya, iste böyle arkadaslar, yillar yillari kovaladi, sitemizin ortasi park, etrafi asfalt, elektrigi 220volt, suyu da gürül gürül oldu. Ama hala senelere dayanip kontagi kesmedigimiz Elif arkadasimla eskileri yad ederiz. Bu yaziyi ona adiyor ve buradan sevgi ve selamlarimi gönderiyorum. Haydi saglicakla... M.
 
Not: Sizin de bu tür anilariniz varsa, yazin da senlenelim birazcik. M
2006/4/5

Bodrum-Gökova

Sevgili dostlar, Gökova ve Bodrum'un gelecegi icin lütfen 1 dakikanizi ayirir misiniz? Cennet gibi yerleri mahvedecekler! Elimizde avucumuzda kalan son doga harikalarini kurtarmaya katkida bulunmak icin lütfen asagidaki linke tiklayin. "Protesto etmek istiyorum" yazisi uzerine tikladiginizda isminizi yazacaginiz pencere cikacak. M. / We urgently request that the Ministry of Culture and Tourism withdraws its policies and practices concerning the allocation of state properties , belonging to the forestry and treasury departments on the Bodrum Peninsula and the Gökova Bay, to the development of tourism facilities. M.  http://www.bodrumajans.com.tr/protesto/view.asp
2006/3/21

Istemihan Taviloglu'nu kaybettik

Degerli hocamiz, bestecimiz Prof. Istemihan Taviloglu'nu gecen cuma aksami gecirdigi kalp krizi sonucu kaybettik, ailesinin, tüm sanat camiasinin, sanatseverlerin, ögrencilerinin ve hepimizin basi sagolsun. Acimiz büyük...
2006/2/22

DKO Probe/Prova/Rehersal

Burda sizlere bizim DKO (Detmolder Kammerorchester/ Detmold Oda Orkestrasi) provasindandan bir kesit sunmak istiyorum. Bu asagidaki videoyu izleyebiliyorsaniz, bilin ki görüntü, nota sehpasina koydugumuz bir cep telefonu tarafiindan cekildi. M./ Here is a part of our rehersal with DKO (Detmold chamber orchestra). If you can see the video below, you should know, it's a moble phone, which we've put on the notestand. M.
video
2006/2/16

Pool/ Anket /Umfrage

Poll - Umfrage

How do you like my Space Morissetteus?/Benim Space Morissetteus'u nasil buluyorsunuz?/Wie findet Ihr mein Space Morissetteus?
Wonderful!/Harika!/Wunderbar!
Very good/Cok iyi/Sehr Gut
Good/Iyi/Gut
Not bad/Fena degil/Nicht schlecht
Could be better/Daha iyi olabilirdi/Könnte besser sein
Bad/Kötü/Schlecht
Very Bad/Cok kötü/Sehr Schlecht
Horrible!/Korkunc!/Furchtbar!
 Auswertung       Spaces Community
2006/2/12

Eti! Eti! Eti!

Arkadaslar sizlere bizim az cok yakindan tanidigimiz radyolardan hic düsmeyen "Eti" reklaminin Azebaycan'daki versiyonunu sunmak istiyorum. Gerci bilmiyorum gercekten bu sekilde yayinlandigini fakat bize hem bu kadar yabanci hem de bu kadar yakin bir dile cevrilmis "Bir bilmecem var cocuklar!"in bu hali hayli hos. M
Haydi hep beraber! > > > Bir sormacam var balalar! > >Gaydi gaptir gaptir !>> Çaya gaamaltiya gatar !>> Dimeli nedir nedir ?>> Miskimit denince ahla> > Tamam sindi gaptim !> Heman onun adi düser !> Eti! Eti! Eti!
2006/2/3

Oylama! / Voting! / Wahl!

Eger beni oylarsaniz, ünüme ün katacagim sanirim!/ If you vote me, I think I'm gonna famous! / Wenn Ihr mich wählt, werde ich ganz berühmt, glaube ich!
2006/2/2

Masa altlari, koltuk arkalari

Sizlere Izmir'de cocuklugumdan bir kesit sunmak istiyorum. Ögretmen cocuklari olan bizlerin en büyük eglencelerinden biriydi gece gezmeleri. Her cuma gecesi bir evde bir kac aile toplanir, börekler, tatliar yenir, yaninda da cayimiz olurdu. Bizler, ayni yasta bir kac cocuk, önce oyuncak sepetimizi salonun  ortasina bosaltir, sonra sıkılıp atardik kendimizi masalarin altina, koltuklarin arasina. Annelerimizin günlük hayattan konustugu, babalarimizin tavla oynadigi koltuklarla, yemek masasi arasinda olusan tünellerde, gecitlerde, magralarda ne oyunlar kurardik hayal dünyamizdan. Sonra büyüklerin yere dökmeme tembihiyle verdikleri tabaklari ve "Pasa Cay"larimizi alir, gizli karargahimizda yerdik. Gec olup, herkes dagilmaya karar verince bizler, doyamadigimiz oyunumuzu birakamayip, "lütfen biraz dahaaa!"larla son dakikalarin tadini cikarirdik. Iste kendimi bildim bileli arkadasim olmus Ödül de bu cocuklardan biri. Isin engüzel kismi, hala görüsmemiz ve eski günleri yad etmemiz. Ne yazik ki büyüyoruz ve hersey degisiyor. Eminim ki bizim cocuklarimiz, bizim yasadigimiz cocuklugu yasayamayacaklar.
Sevgili Ödül, burdan gözlerinden öpüyor, sevdicegine de bol bol selam ediyorum.
Not:Sizin de benzer cocukluk anilariniz varsa yazip gönderin.
Saglicakla kalin. M.
2006/1/28

Paracelsus

   "Hicbir sey bilmeyen hicbir seyi sevemez. Hicbir sey yapmayan hicbir sey anlamaz. Hicbir seyi anlamayan degersizdir. Oysa anlayan kisi ayni zamanda sever, farkina varir, görür... Bir seyin aslinda ne kadar bilgisi varsa daha fazla sevgisi vardir... Tüm yemislerin bögürtlenlerle ayni zamanda olgunlastigini düsleyen kisi, üzümlere iliskin birsey bilmiyor demektir."
 Paracelsus
(Oldukca ilginc. Siz ne düsünüyorsunuz? M.)
2006/1/26

Guestbook

Sevgili konuklarim, ziyaretiniz icin minnettarim. Lütfen buraya yazin. M. / Dear guest, thank you very much for visiting my space. Please sign my guestbook. M. / Liebe Gäste, Vielen Dank für Ihren Besuch. Bitte unterschreiben Sie mein Guestbook. M.
2006/1/25

Iste David Ensemble'in Türkiye Macerasi!

Hala yerlerini bilmememe ragmen size tarihleri veriyorum:
 
10.2.06 ve 13.2.06- Thomas Christian David 3 keman icin koncerto, Istanbul
-ardindan Mimar Sinan Üniversitesi konservatuvarinda Workshop.
 
20.2.06- Bach 3 keman icin koncerto, Carmen Fantasy (Waxmann), Izmir Sanat
-ardindan Dokuz Eylül Üniversitesi konservatuvarinda Workshop.
 
27.2.06- Oda Müzigi konseri (Düet, Dörtlü, Besli ve Sekizli), Izmir, Dokuz Eylül Konservatuvari/Orhan Barlas Salonu
 
30-10.3.06- Paganini 24 Kapris ,Ankara
-ardindan Bilkent üniversitesi konservatuvarinda Workshop.(Ankara'da yokuz biz)
 
13.3.06- Türk-Yunan Dostluk Konseri, Istanbul
 
14.3.06- Atina...
 
Eckhart Fischer, Cigdem Yonat Iyicil, Kartal Akinci ve...David Ensemble
 
Keman:
Lukas David
Imge Tilif
Amaryllis Lialiou
Fatmanur Sahin
Asli Dogan
 
Viyola:
Apollon Grammatikopolos
Mehmet Ali Yücel
Milena Bender
 
Cello:
Lukas Wittemann
 
 
 
檢視其他內容
 

Yücel Mehmet Ali

職業
居住地

Google Search Gadget

載入中